Üniversitemiz İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi bünyesinde yürütülen “Z Kuşağı Genç Kadın Sağlığı: Farkındalık, Uygulama ve Sürdürülebilir Yaşam Pratikleri” başlıklı ÜNİDES destekli proje kapsamında gerçekleştirilen atölye serisi planlanan takvim doğrultusunda başarıyla devam etmektedir.
Projenin ilk buluşması 15 Nisan 2026 tarihinde açık oturum formatında gerçekleştirilmiş; aynı gün İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı’ndan Uzman Sosyolog Duygu Erişkin’in katılımıyla kapalı grup atölyesi düzenlenmiştir. Programın ikinci haftasında ise 22 Nisan 2026 tarihinde, Kilis 7 Aralık Üniversitesi (KİYÜ RAM) bünyesinden Psikolog Esma Üçeş’in katkılarıyla, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda (11:30–13:30) gerçekleştirilen oturumda psikolojik iyi oluş ve genç kadınların duygusal deneyimleri ele alınmıştır.
Atölye serisinin üçüncü oturumu 29 Nisan 2026 tarihinde, Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nden Fizyoterapist Dr. Öğr. Üyesi Gizem Taş Geçit’in katılımıyla İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda (13:30–15:30) gerçekleştirilecektir. Bu oturumda beden sağlığı, hareket ve fiziksel iyi oluş konularına odaklanılması planlanmaktadır.
Programın son oturumu ve kapanış-değerlendirme toplantısı ise 6 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecektir. Kapanış oturumunda Topluluk Danışmanı Doç. Dr. Duygu Altınoluk, Topluluk Kurucu Başkanı Fatma Nur Ataş, Proje Yürütücüsü Ülkü Bay ve Proje Teknik Asistanı Büşra Umur’un katılımıyla proje sürecinin genel değerlendirmesi yapılacaktır.
Genç kadın sağlığını bütüncül bir perspektifle ele alan proje kapsamında; sağlık algısı, beden algısı, psikolojik iyi oluş ve sürdürülebilir yaşam pratikleri katılımcıların aktif katılımı ve deneyim paylaşımıyla birlikte değerlendirilmektedir. Dört hafta süren bu atölye programı ile katılımcıların yalnızca farkındalık kazanmaları değil, aynı zamanda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını gündelik hayatlarına entegre etmeleri hedeflenmektedir.
Proje sürecinin, üniversite bünyesinde genç kadın sağlığına yönelik farkındalığın artırılmasına ve sürdürülebilir bir model oluşturulmasına katkı sunması beklenmektedir.